Belçika’daki Goyet Mağaraları’nda yapılan yeni araştırmalar, 45 bin yıl önce Neandertallerin, kendi gruplarının dışındaki bireyleri sistematik olarak yediklerine dair çarpıcı kanıtlar sunuyor. Özellikle kurbanların çoğunluğunu kadınlar ve çocukların oluşturması, bu davranışın rastgele değil, bilinçli bir tercih olduğunu düşündürüyor. Bu araştırma, CNRS, Bordeaux Üniversitesi ve Aix-Marseille Üniversitesi’nden oluşan uluslararası bir ekip tarafından gerçekleştirildi ve bulgulari Scientific Reports dergisinde yayımlandı.
Ekip, Goyet’nin Üçüncü Mağarası’nda (Troisième caverne de Goyet) bulunan Neandertal kemiklerini on yıl süren titiz bir çalışmayla yeniden analiz etti. DNA incelemesi, radyokarbon tarihleme, izotop ölçümleri ve dijital yeniden yapılandırma gibi modern teknikler kullanıldı.
Kemiklerdeki izler, Neandertallerin 41 bin ile 45 bin yıl önce bu mağarada yamyamlık yaptığını ortaya çıkardı. Kurbanların alt uzuvlarının özellikle hedef alındığı ve kemiklerin besin değeri yüksek iliği çıkarmak için kasıtlı olarak kırıldığı tespit edildi. Bu durum, yamyamlığın ritüel veya törenle ilgili bir uygulama değil, tamamen beslenme amacı güden bir davranış olduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar, kurbanların biyolojik profillerini çıkararak, bu bireylerin yerel Neandertal topluluğuna ait olmadığını, başka bir bölgeden geldiklerini belirledi. Bu bulgu, Neandertallerin farklı gruplar arasındaki etkileşimde yabancı bireylere karşı bir hedef belirlediğini düşündürüyor.
Bu araştırma, Orta Kaba Taş Devri’nde Kuzey Avrupa’daki Neandertal toplulukları arasında yaşanan sosyal dinamiklerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. O dönemde, farklı kültürel davranışlar sergileyen Neandertaller ile erken Homo sapiens gruplarının ortaya çıkması, topluluklar arasındaki kaynak rekabetinin ve gerilimlerin artmış olabileceğini gösteriyor.
Belçika’daki Goyet Mağaraları, tarih öncesi araştırmalar açısından büyük bir öneme sahip. İlk sistematik kazılar 1867’de jeolog Edouard Dupont tarafından başlatıldı ve bu alan, hem Neandertal hem de erken modern insan kalıntılarıyla dolup taşıyor. Günümüze kadar burada bulunanlar arasında Kuzey Avrupa’nın en büyük Neandertal fosil koleksiyonu, 31 bin yıllık bir köpek kafatası ve insan kemiklerinin yamyamlık kanıtlarını içeren kesilmiş parçaları yer alıyor. 1976 yılında Belçika Ulusal Miras listesine alınan bu mağaralar, hala aktif bir araştırma alanı olma özelliğini sürdürüyor.
Bu bulgular, Neandertallerin yaşam tarzlarına dair klasik görüşleri sorgularken, onların karmaşık sosyal yapılar içinde yaşadığını ve çevreleriyle etkileşimde bulunduklarını gösteriyor.