Altın Savaşları: Türkiye Satıyor, Dünyanın Diğerleri Topluyor

Son yıllarda artan jeopolitik riskler ve enflasyon kaygıları, merkez bankalarının altın alımlarını hızlandırmasına neden oldu. Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılar sonrasında, Çin, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Özbekistan gibi ülkeler altın rezervlerini artırmaya devam etti. The New York Times’ın analizine göre, bu durum, 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşının ardından altına yönelimin sürdüğünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Merkez bankalarının altın alımları hız kesmeden devam ediyor. Örneğin, Polonya Merkez Bankası, 2022 yılında 228 ton olan altın rezervini mart ayında 580 tona çıkardı ve hedeflerinin 700 ton olduğunu açıkladı. Benzer şekilde, Çin Merkez Bankası da 17 ay boyunca kesintisiz altın alımları yaparak mart ayında yaklaşık 5 ton altın alarak son bir yılın en yüksek alımını gerçekleştirdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2023-2025 döneminde en fazla altın alımı yapan merkez bankaları arasında yer alırken, İran savaşı ile birlikte sadece üç haftada toplam 120 ton altın sattı veya swap işlemlerinde kullandı. TCMB Başkanı Fatih Karahan, altın satışları ve swap işlemlerinin amacını fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek olarak belirtti. New York Times’ın analizinde, bu satışların enflasyon kaygıları ve Türk Lirası’nın değer kaybını desteklemek amacıyla yapıldığı ifade edildi. TCMB’nin bu adımları, İran ile olan savaş sürecinde ülkelerin ekonomik zorluklara karşı altının bir tampon olarak nasıl kullanılabileceğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.

Yüksek enflasyon dönemlerinde değer saklama aracı olarak öne çıkan altın, kriz anlarında hızlıca nakde çevrilebilme özelliği ile “güvenli liman” işlevini sürdürmeye devam ediyor. Dünya Altın Konseyi analistlerinden Krishan Gopaul, merkez bankalarının altın alımlarının bu güvenli liman algısını güçlendirdiğini belirterek, “Koşullar ne olursa olsun, merkez bankaları altın piyasasında talebin gerçek bir dayanağı haline gelmiştir,” şeklinde yorumda bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir