Ertuğrul Özkök: Gazze mitinginin yapıldığı gün Seaviolet neredeydi?

Ertuğrul Özkök | Zamanın Ruhu

“Seaviolet…”
Belki de bu kelimeyi hiç duymadınız.
Ben de duymamıştım ve duymak için bir nedenim de yoktu…
28 Ekim gününe kadar…
O gün öğrendim…
Malta bandralı bir petrol tankerinin adı…
2018 yılında inşa edilmiş ve hizmete girmiş.
81 bin 349 Grostonluk 274 metre boyunda.

Dün bu yazıyı yazarken Seaviolet Çanakkale Boğazı’na giriyordu

Dün bu yazıyı yazmaya başladığım dakikalarda konumu şöyleydi:
Saat 11.41
Alan: Ege Denizi…
Gemi, Çanakkale Boğazı’na doğru gidiyordu…
Nedir bu geminin özelliği onu öğrenmek için biraz geriye gideceğiz…

28 Ekim İstanbul Gazze mitinginin yapıldığı gün gelen bir haber

İstanbul’da on binlerce insan Gazze için slogan atıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüde ve İsrail’le ipleri attığı o meşhur konuşmayı yapıyor:
“Hamas bir terör örgütü değil, halkı için çalışan bir direniş harekettir…”
Meydan alkıştan yıkılıyor.
İşte tam o saatlerde dünyaca ünlü ekonomik haber sitesi Bloomberg bir haber geçiyor:
“Gazze’ye rağmen Türkiye İsrail’e petrol göndermeye devam ediyor…”
O gün Gazze’de yükselen tansiyon ve sloganlar arasında bu haber gürültüye gidiyor.

Ertesi gün Berlin merkezli istihbarat sitesi tekrarlıyor

Haberi aynı gün Türkiye’de “Serbestiyet” isimli internet haber sitesi Türkçe olarak veriyor.
Ancak ertesi gün bir başka haber sitesi aynı haberi tekrarlıyor.
Bu defa “Intellinews” adlı bir site.
Berlin merkezli ve özellikle Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Asya ülkeleri hakkında bazı bilgiler veren bir site burası.
Şimdi tekrar Seaviolet’e dönelim ve onu adım adım izlemeye başlayalım.

7 gün önce 21 Ekim günü Ceyhan limanı

Seaviolet adlı tanker 21 Ekim günü Türkiye’nin Ceyhan limanından harekete ediyor.
Yani Erdoğan’ın “Hamas terör örgütü değil, bir mücâhit hareketidir” açıklamasını ilk defa yaptığı 25 Ekim’den 4 gün önce…
Geminin Ceyhan limanından ayrıldığı 21 Ekim’le ilgili İki referans daha vereyim…
Bu tarih, Hamas’ın İsrail’e girip bin 400 sivili öldürdüğü günden 14 gün sonraya…
İsrail’in Gazze’de hastaneyi vurduğu günden ise 4 gün sonrasına rastlıyor. 

24 Ekim’le 30 Ekim arası kayıtları yok

Dün geminin trafiğini araştırırken tuhaf bir durumla karşılaştım.
Dünyada gemi trafiğini izleyen 20’ye yakın internet sitesi var.
Bunlara girdiğinizde geminin bugün nerede olduğunu görüyorsunuz.
Ancak Sea Violet’in trafiğine baktığımda 23 Ekim günü saat 07.25 UTC itibariyle Mısır’ın Port Said limanında görülüyor.
Ancak bunu izleyen 6 gün içinde, yani 30 Ekim’e kadar kayıtları yok.
30 Ekim günü ortaya çıktığında Ege Denizi’nde Çanakkale’ye doğru yol alıyor görünüyor.

Gemideki 1 milyon varil petrolün varış limanı

Gemide 1 milyon varili ham petrol var.
Verilen bilgilere göre, bu ham petrol Azerbaycan’dan geliyor.
Şimdi dikkat…
Geminin hareketi sırasında liman yetkililerine verilen varış limanı Ürdün’ün Akabe limanı.
Ancak Bloomberg’e konuşan bazı yetkililer Paz Oil tarafından satın alınan bu petrolün asıl varış limanının İsrail’in Kızıl Deniz’deki Eilat limanı olduğunu söylüyor ve doğruluyor.
Eilat ile Akabe iyi bildiğim bir yer…

Eilat ile Akabe arası denizden kaç mil, kaç dakika?

Geçmişte rahmetli Mehmet Ali Birand’la Ürdün Kralı Abdullah tarafından onun Kızıldeniz kıyısındaki yazlık sarayına davet edilmiş ve orada bir gece kalmıştık.
Saraydan bakınca ilerde İsrail’in Eilat limanının binaları ve ışıkları çok net görünüyordu.
Akabe ile Eilat arası 10 deniz mili…
Seaviolet saatte 13 knot hızla ticari seyir yapabiliyor.
Demek ki denizden 45 dakika…

Akdeniz Hamas füzeleri menziline girince Eilat-Ashkelon dönüldü

Aslında İsrail birkaç yıldır petrol için Eilat limanını kullanmıyordu.
Onun yerine Akdeniz’de Gazze’nin kuzeyindeki Aşkelon limanını kullanmaya başlamıştı. Oradan bir petrol boru hattı ile Eilat’a rafineriye taşıyordu.
Ancak son yıllarda Aşkelon, Hamas roketlerinin tehdit menziline girince tekrar Eilat’ı kullanmaya başladı.
Kısaca Ceyhan’dan kalkan 1 milyon varil petrol yüklü gemi yükünü Eilat limanına indirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 Ekim günü “Hamas terör örgütü değildir” deyip İsrail’i katliam yapmakla suçlarken, Seaviolet gemisi Türkiye’nin Ceyhan limanından aldığı 1 milyon ham petrolü İsrail’in Eilat limanına boşaltıyordu.
Tabii şunu vurgulamakta yarar var.
Bu petrol Türkiye’ye ait değil. Azerbaycan’ın sattığı petrol.
Taşıyan gemi Türk bandralı, taşıyan firma Türk firması değil.

2 Ekim 2023 Arap başkenti Abu Dabi’de söylenen bir söz

Peki İsrail Gazze’ye gaz, petrole hatta su ambargosu uygularken, Türkiye bu geminin İsrail’e gidişine hasıl izin verdi?  
Aklında Türkiye bu konuda sadece İsrail değil, bütün dünyaya şu güvenceyi vermişti.
Bizim üzerimizden geçen ticaret hiçbir zaman aksamayacak.
Kim ve ne zaman mı verdi?
2 Ekim 2023 Pazartesi gününe dönelim…
Türkiye’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar o gün Birleşik Arap Emirlikleri başkenti Abu Dhabi’de düzenlenen Petrol Fuarı ve Konferansı’nda…
Bayraktan orada çarpıcı rakamlara veriyor:
(*) Bugün itibariyle Boğaz’lardan günde 2 milyon petrol geçiyor.
(*) Irak-Türkiye petrol boru hattından günde 500 bin varil petrol kapasitesi var.
Ve bakan haberi orada veriyor:
“Depremden sonra hasar gören bu petrol boru hattı bugün itibariyle hazır…”

Bakan’ın vermediği rakamları da batı medyasından öğrenelim

Bakan’ın orada vermediği bir rakam var. Onu da Bloomberg’den öğrenelim.
Financial Times gazetesine göre, son yıllarda İsrail’in kullandığı petrolün yüzde 77’si Kuzey Irak’tan geliyor.
Yine İsrail’in ithal ettiği petrolün yüzde 40’ı Türkiye üzerinden geçiyor.
Yani İsrail’in enerji bakımından bölgede çok güçlü iki müttefiki var.
Azerbaycan ve Iraklı Kürtler…
Coğrafya kaderdir ve…
Nereden bakarsanız bakın Türkiye yaptırımlardan çok çekmiş bir ülke, o nedenle üzerinden geçen ticaret konusunda kendisinin de bunu bir dış politika güç enstrümanı olarak kullanmak işine gelmiyor.

Erdoğan, Gazze mitingini 29 Ekim’den sonraya bıraksaydı

Tekrar düne dönüyorum.
Bu yazıyı yazdığım saatlerde Seaviolet, Çanakkale Boğazı’nı geçiyor veya geçmişti.
Petrol yükünü İsrail’e bırakan gemi, şimdi kim bilir hangi yeni misyonla Marmara Denizi’ne giriyordu…
Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze mitingini 100’ncü yıl kutlamasının ertesine bıraksaydı, büyük bir ihtimalle O “İsrail katliamcı bir devlettir” diye hararetle konuşurken, İsrail’e 1 milyon varil petrolü indiren Seaviolet gemisi de görevini yapmanın huzuru ile İstanbul önlerinden geçiyor veya demirlemiş olacaktı.
“Business as usual” yani…

H.D.’nin Sea Violet şiirini hatırladım

Bana huzur veren ise şu oldu…
İç siyasette, Türkiye’nin kucağına bıraktığı 5 milyon Suriyelinin sorumluluğunu zerre kadar hissetmeyen Ahmet Davutoğlu’nun dolduruşu ile hançerlerler gerilip, belagat şehveti tavan yaparken, ticarette “Sakin güç” ve mantık işini yapmaya devam ediyor.
Neticede burası Orta Şark…
İç siyasette vatandaşı dolduruşa getirmek, belagat şehvetini, hipokrisi şerbetine çevirmenin hiçbir maliyeti yok…
Yeter ki bu babalanmalar dış politikanın ve ekonominin rasyonalitesine bulaşmasın… 
Bence Türkiye’nin menfaatine, son derece akılcı bir ekonomik diploması…
H.D.’nin (Hilda Doolittle)  “Ak Menekşe” diye başlayan “Sea Violet” şiirini hatırlamadım:
“Akit kadar kırılgan
 Yatar direnip bütün rüzgarlara
 Kırık kavgılar arasında 
 Kum tepeciğinde…”

Fellini’nin dediği gibi: “Et la nave va…”

Anlayacağınız, Fellini’nin harika filmi “Amarcord”da, ışıklar içinde geçen dev transatlantik geçerken, binlerce kayıkta onu seyreden sıradan insanlarız neticede…
Ve Fellini’nin dediği gibi…
“Et la nave ve…”
Ve gemi gidiyor. 
Ve Mehmet Şimşek gittiği her yerde yatırımcılara, iç rahatlığı ile “Siz boş verin o sözlere, yapılan işe bakın” diyebilir…
Bence onların da Mehmet Şimşek’i desteklemeye devam etmeleri hem Türkiye hem dünya için en akıllıca şey olur. 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

asdasdas