Tarih öncesi insan kalıntılarının uzaya gönderilmesine tepki

İnsanlarla akraba olan Homo naledi ve Australopithecus sediba adlı tarih öncesi türlere ait iki fosil kalıntısı, Virgin Galactic’in uzay gemisi VSS Unity’yle 8 Eylül’de ticari bir uzay uçuşuna çıkarılmıştı.

Arkeolojik kalıntılar “uzaya seyahat eden en eski astronotlar” diye adlandırıldı.

Karbon fiber bir kabinde tutulan fosiller, Spaceport America’dan bir ana gemiyle yaklaşık 13-15 km yüksekliğe çıkarıldıktan sonra VSS Unity buradan ayrılarak yörünge altı uzaya ulaşmak için roket motorunu ateşlemişti.

BAZILARI ELEŞTİRİYOR BAZILARI ‘TAKDİR’ OLARAK GÖRÜYOR

Güney Afrika’daki Witwatersrand Üniversitesi’nden Lee Berger şöyle diyor:

Independent Türkçe’de yer alan haberde bu fosillerin uzay yolculuğu insanlığın, tüm atalarının ve tarih öncesi akrabalarımızın katkısını takdir ettiği anlamına geliyor.

İki türün arkeolojik keşfinde önemli rol oynayan Dr. Berger, “Ateş ve aletler gibi teknolojileri icat etmeselerdi ve çağdaş insan zihninin evrimine katkıları olmasaydı, uzay uçuşu gibi olağanüstü girişimler gerçekleşmezdi” diye belirtiyor.

Fosillerden biri, muhtemelen kendi cinsimiz olan Homo’nun ortaya çıkmasını sağlayan türlerden biri olmaya aday Australopithecus sediba’nın köprücük kemiği, diğeriyse Homo naledi’nin başparmak kemiğiydi.

Her iki fosil de Güney Afrika’nın Johannesburg kentinin hemen dışındaki Dünya Mirası alanı olan İnsanlığın Beşiği’ndeki arkeolojik bölgede ortaya çıkarılmıştı.

Witwatersrand Üniversitesi Koleksiyon Küratörü Bernhard Zipfel şöyle diyor:

Fosiller sadece sembolik önemleri nedeniyle değil, aynı zamanda bilimsel ve açık kaynaklı çabalarımız sayesinde dünya çapında mevcut olan kalıplar, taramalar ve görüntülerle, var olan hominin fosilleri içinde en iyi belgelenenler arasında yer aldıkları için de dikkatle seçildi.

Öte yandan Virgin Galactic görevinden herkes memnun görünmüyor.

Fırlatma için izin alınırken, belgelerde fosillerin “insan” kalıntıları olarak değil “paleontolojik” diye sınıflandırıldığı ortaya çıkmıştı.

Sadece bilimsel örnekler değil, aynı zamanda insanlığın kolektif atalarının kalıntıları olduğu için bu tür fosilleşmiş kemiklere saygıyla muamele edilmesi ve ele alınması gerektiği, uzmanların sosyal medyada dile getirdiği temel sorundu.

Biyolojik Antropolog Alessio Veneziano, eski adıyla Twitter olan X’teki bir tweet dizisinde “uçuş için bilimsel gerekçelerin eksikliği” ve “insan atalarının kalıntılarına saygıyla yaklaşılmasıyla ilgili etik sorunlar” da dahil, görevle ilgili 4 ana sorun olduğunu açıkladı.

Dr. Veneziano, Dr. Berger’ın fosillere özel erişim sağlayabilmesi ve buna “çok az araştırmacının sahip olmasıyla” ilgili endişelerini de dile getirerek uzay görevinin “paleoantropoloji mesleğinin yanlış temsili” olabileceğini de sözlerine ekledi.

İnsan Evrimi, Adaptasyonu ve Çeşitliliğindeki Gelişmeler (Advances in Human Evolution, Adaptation and Diversity) konferansının X hesabında şöyle belirtildi:

Bu durum, pek çok kişinin düzgün bilimsel araştırmalar için fosil materyallere ulaşmakta güçlük çektiği bir alanda yetki ve ayrıcalık hakkında çok şey söylüyor.

Birleşik Krallık’taki Southampton Üniversitesi’nden Arkeolog Sonia Zakrzewski de X’te aynı duyguları yineleyerek bu görevi “21. yüzyıl sömürgeciliği” diye nitelendirdi.

“İzin almaları beni dehşete düşürdü. Bu bilim DEĞİL” diyen Dr. Zakrzewski, Virgin Galactic’in yaptığı fırlatmanın bir “reklam kampanyası” gibi göründüğünü de sözlerine ekledi.

The Independent, Virgin Galactic ve Dr. Berger’la temasa geçti ancak henüz yanıt alamadı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

asdasdas